EN KÖTÜ KAB VE NEBEVİ ÖLÇÜ
İSLAMİ SİTELER:


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
EN KÖTÜ KAB VE NEBEVİ ÖLÇÜ
“Mü’min, bir tek bağırsak ile yer. Kafir ise yedi bağırsakla yer.” (Buhari, Müslim,
14 Nisan 2015 Salı Saat 09:42

EN KÖTÜ KAB VE NEBEVİ ÖLÇÜ

“Mü’min, bir tek bağırsak ile yer. Kafir ise yedi bağırsakla yer.” (Buhari, Müslim,

 

Hiç şüphesiz insanı ilgilendiren her konuda İslam dini bir ölçü uyulup takip edilecek yol ve yöntem ortaya koymuştur. Ve gene hiç şüphesiz İslam dinin o konuda belirlediği sınırları aşanlar her zaman ve her mekanda başlarına farklı farklı musibetler almış ve hatta yerine göre helak olmuşlardır…

 Bu gün, hastalıklar artmış, tıp sınırları zorlamasına rağmen artan hastalıkların tedavisinde gerçek manada tam bir fiyasko yaşamaktadır. Bugün tıp hastayı iyileştirmek adına yaptığı ancak ve ancak deneme tahtasına çevirip vucutları iflas noktalarına taşımaktadır…

 Elbette hastalıkların artmasındaki en baştaki etken, herkezin sahip olduğu ve doldurup boşaltıığı bir kab ile alakalıdır.İşte bu kab kişinin midesinden başka bir şey değildir…

 Allah Teala Yüce Kuran’da israf edenleri sevmediğini belirterek yemek ve içmedeki israfıda yasaklaaktadır:

 “…Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez. ” (Araf 31)

 Bizlere verilen beden ve sağlık’da bu gün yemek ve içmedeki israf nedeniyle israf edilmekte…

 Ayrıca Müslimanın kafire benzemesini bu din yasaklamaktadır ki bu benzeme sadece bir iki hususta olmayıp bir çok hususiyeti içine almaktadır. İşte onlardan birisi de yeme içme noktasındadır.

 İbni Ömer radiyallahu anh’den, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Mü’min, bir tek bağırsak ile yer. Kafir ise yedi bağırsakla yer.” (Buhari, Müslim, Tirmizi, İbni Mace)  (Bu hadis mütevatir bir hadistir)

Ebu Hureyre radiyallahu anh’den Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Mü’min, bir tek bağırsakla içer. Kafir ise yedi bağırsakla içer.” (Müslim, Tirmizi, Ahmed

 

FAZLA YEMEK

 Mikdad bin Ma’dikerib (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

 “Hiç kimse, midesinden daha tehlikeli bir kap doldurmamıştır. Oysa insana kendini ayakta tutacak bir kaç lokma yeter. Şayet mutlaka çok yiyecekse midesinin üç birini yemeğe, üçte birini içeceğe, üçte birini de nefesine ayırmalıdır.” (Tirmizi)

 Fazla yemek yendiğinde mide hazım için daha çok enzime ihtiyaç duyar. Enzim üretmek vucud içöin çok güçtür ve kıymetli maddeler gerektirir. Sağlıklı bir insanın midesi 200-250gr. yemeğin birinci hazmını, besinlere ve kişinin hazım gücüne göre değişmekle beraber, 3-4 saat içinde kolayca gerçekleştirebilir.Bu miktarda yemeği hazmetmek için kalp zorlanmadan rahatça çalışacaktır. Bunun 2 katı yemek yendiğinde ise, yemeğin hazmedilmesi ve fazlalıkların kısmen depolanarak, kısmen çıkartılması için kalbin 4-6 kat daha fazla çalışması gerekecektir. Bu işlem sadece kalbi değil, besinleri hazmetme, depolama ve fazlalıklarıvucuttan uzaklaştırmakla görevli diğer organlarıda yıpratır. Mesela, bir araba taşlı, bozuk ve dik bir yolda, düzgün yolda harcadığı yakıtın 2-3 katını harcar. Mesefe aynıdır fakat harcanan yakıt miktarı farklıdır. Devamlı zorlu çalışmaktan harap olan bir motor gibi, insan kalbide aşırı çalışmaktan dolayı rızkını çabuk tüketir. Çünkü kalp atışları sayılıdır.

 Genç bir insan fazla yemek yediğinde, vucudu kuvvetli olduğu için, hazmederek fazlalıkları dışarı atabiir. Ancak fazla yemek alışkanlık halini alır, zorlama devam ederse, bu kuvvet tükenir, fazlalıkların giderek daha az atılmasıyla vucutta depolar oluşur. Depolar vdolduktan sonra ise, atıklar kanla birlikte dolaşmaya başlar. Böylece kan ağırlaşır, dolaşımı yavaşlar. Ağırlaşan kandaki atıklar damarlarda birikmeye ve zamanla damarları tıkamaya başlar. Daralan ve tıkanan damarlardaki kan, organları yeteri kadar besleyemeyecek kadar azalır. Beslenmeyen organlar bey’ne “AÇIZ!” uyarısını gönderir, beyin de bu uyarıya cevap olarak iştahı çoğaltır. Bu ise insanı daha çok yemeye zorlar. Yedikçe kandaki fazlalıklar ve damarlardaki tıkanıklıklar çoğalır. Kan daha da koyulaşır, dolayısıyla organların açlık hissi daha çok artar. Bu kısır döngü devam ederken insanlarda konsantrasyon, hafıza, düşünme, anlama ve öğrenme yeteneği azalmaya hastalıklar birer birer kendini göstermeye başlar. Fikir uyur, hikmet ölür, organlar durur, insani sıfatlar yavaş yavaş kaybolur. Böylece “Yemek onlar iiçin bir ceza olacaktır (Hz. Davud (a.s.))” hikmeti zuhur eder.   

 Bazı insanlar fazla yemenin bedelini aşırı şişmanlamakla ve beraberinde getirdiği hastalıklarla öder. Bazıları da vardır ki, ne kadar yerse yesin, hep zayıf kalırlar. Bunlar kendi durumlarının şişmanlardan daha iyi olduğunu zannederler. Çoğu zaman onların durumu şişmanların durumundan daha tehlikeli olabilir. Çünkü, fazlalıklardan oluşan atıklar, ilaçlar, toksinler ve katkı maddelerişişmanların vucundaki yağlarda depolandığı için, organların tahrip olması kısmende olsa önlenebilir Ancak zayıfların kan vasıtasıyla dolaşan toksinler, ateş, öksürük, terleme,nezle,kusma,ishal,sivilce,çıban gibi yollarla dışarı atılırken bu ağır işlemler hem organlarını yıpratır, hemde eklemlerde, kaslarda ve organlarda depolanarak, buralarda ağrıya, enfeksiyona,kistlere ve organlarda depolanarak, buralarda ağrıya, enfeksiyona, kistlere ve genetik değişimlere sebep olur. Bu tip insanlar genelde sık hastalanan, sıkıntılı ve asabi insanlardır.

 Allah Teala Araf Suresi 31, Ayet’te: “Yiyin-için, fakat israf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez.” buyurmuştur.Fakat Allah Teala’dan korkmayan ve utanmayan insanları artık bu ayet’de etkilememektedir…

 Vucudumuzdaki sistemler yalnız doğal yiyecekleri kaldırabilir ve doğal besinleri sindirmektehemen hemen hiç problem yaşamaz. Fakat sindirim sistemimiz ve bağışıklık sistemimiz, genetiği değiştirilmiş, gen teknolojisi ve nanateknoloji ile üretilne beeli bir miktardan fazlasına dayanamaz. Bu ürünlerden kaçınmak neredeyse imkansız hale geldiğinden sağlıklı kalmak için az yemek günümüzde daha büyük bir öneme sahiptir.

 

Bu yazı toplam 2906 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..