İbadetler ve Toplum Üzerindeki Etkileri
24 Ekim 2014 Cuma Saat 23:07
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İbadetler ve Toplum Üzerindeki Etkileri
1-İbadetler toplumsal bütünleşmeye katkı sağlarlar, 2-İbadetler kötülüklerden uzaklaştırırlar, 3-İbadetler paylaşma,dayanışma ve yardımlaşmayı öğretirler,
25 Ağustos 2011 Perşembe Saat 01:42

İbadetler ve Toplum Üzerindeki Etkileri

 

     İbadetler,dini tecrübenin pratik yönünü oluşturan unsurlardır. “ itaat etmek, boyun eğmek, kulluk etmek” anlamına gelen ibadet, dini anlamda niyetli ve karalı olarak Allah'a saygı göstermek üzere yapılan düzenli eylemleri ifade eder. İbadet kavramı günlük dilde, şekli belirlenmiş ve yapılması gereken belirli davranışlar (namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek vb.) olarak dar anlamda kullanılır.[1] İbadet, Allah’a hem şükran borcunu ödemek, hem de bağlılığı ve sevgiyi göstermek amacını güden tutum ve davranışlardır.[2]

     İbadet: “mükellefin nefsinin arzusu hilafına bile olsa Rabbini ta’zim için yapmış olduğu davranışa denir.”[3]

     İbadetler kaynaklarda genel olarak,mali,bedeni,hem mali hem de bedeni olmak üzere üç kategoride incelenmişlerdir.

     İbadetlerin kişisel ve toplumsal boyutları mevcuttur.Yani hem ferdi hem de toplumu ilgilendiren yansımaları mevcuttur.Îfa edeni açısından sübjektif olan ibadetler,toplumsal yönleriyle objektiftirler ve ibadetler öncelikli olarak bireyin şahsına hitap ederler,temelinde ise Allah sevgisi ve Allah korkusu olmak üzere iki temel duygu[4]  barındırır.

     İbadetler,yaratıcı olarak kabul edilen yüce varlık için ve onun hoşnutluğunu elde edebilmek maksadıyla yerine getirilirler ancak bu hoşnutluğu elde etmenin yanında hem ferdi hem de toplumsal birçok faydanın da temin edilmesini sağlarlar.Yüce yaratıcı ibadetleri,adeta insanın bedeninde barındırdığı biyolojik saatini ve toplumu ayakta tutan,düzen ve barışı temin eden unsurları yaşatıcı bir yapı ile insanlara emretmiş ve yerine getirmelerini istemiştir.

      Çalışmamızda ibadetlerin,toplumu oluşturan fertlerin psikolojisi ve sosyal-toplumsal yapı üzerindeki etkilerinden bahsedeceğiz.Ancak öncelikli olarak ibadetlerin genel hatları itibariyle toplumsal yapı üzerindeki müspet etkilerini üç ana başlık halinde vermek ve daha sonra da namaz,oruç,hac ve zekat ibadetlerinin her birinin kişi ve toplum üzerindeki etkilerini işlemek uygun olacaktır.

      Dinimizdeki temel ibadetlerin toplumsal yapıya etkilerini üç ana başlıkta işlemek mümkündür.Bunlar:

     1-İbadetler toplumsal bütünleşmeye katkı sağlarlar,

     2-İbadetler kötülüklerden uzaklaştırırlar,

     3-İbadetler paylaşma,dayanışma ve yardımlaşmayı öğretirler,

    

1-İbadetler toplumsal bütünleşmeye katkı sağlarlar:

     İbadetlerin en temel toplumsal özelliklerinden birisi,sosyal bütünleşmeyi sağlıyor olmalarıdır.En ilkel topluluklardan en gelişmiş toplumlara varıncaya kadar o toplum ya da toplulukta yaşayan insanları en güzel ve en birleştirmeci-bütünleştirmeci bir tarzda bir araya getirmeyi başaran unsurlar ibadetler ve mabetlerdir.Dikkat edilirse yerleşim yerlerinin genellikle mabetler etrafında oluşturulduğu ya da mabetlerin,oluşturulan yerleşim yerlerinin tam kalbinde inşa edildiği ve etrafında yaşayanları bir araya getiren bütünleştiren bir yapıya sahip oldukları görülür.

     Din, grupları bütünleştirirken şüphesiz ibadeti ön plâna alır. İbadetlerle beraber ortaya çıkan törenler, semboller ve ibadet için örgütlenmeler, dinin bütünleştirici özelliklerindendir.

     İbadetlerin bir kısmı ferdi olarak ifa edilebilirken,bir kısmı toplu olarak ifa edilebilir tarzda emredilmiştir.Örneğin,Cuma ve bayram namazları ve hac ibadeti gibi ibadetler toplu şekilde icra edilmek zorundadır,ferdî olarak yerine getirilemezler.Cemaat yani topluluk ile birlikte ifa edilir olmaları toplum içerisinde ve özellikle Müslümanlar arasında birlik beraberlik şuurunun gelişmesini,bireyin topluma karışmasını,yalnızlık,içine kapalılık ve asosyallikten kurtularak sosyalleşmesini temin eder.

     İbadetler, sadece bireyi Allah’a yaklaştırmakla kalmaz, onu diğer insanlara da yaklaştırır, onun Rabbine ve toplumuna yabancılaşmasını önler, sosyalleşmesine katkıda bulunur. Toplumsal bir değer olarak dinin pratik uygulamaları olan ibadetlerin öğrenilip yaşanması her şeyden önce sosyalleşmenin bir parçasıdır.[5]

2-İbadetler kötülüklerden uzaklaştırırlar:

     Bütün dinlerde olduğu gibi son ve ekmel din olan İslam’da da,onun ayrılmaz bir parçası olan ve onun pratiğini teşkil eden ibadetler mevcuttur.Bu ibadetlerin bir çok fonksiyonu vardır.İbadetlerin fonksiyonlarından bir diğeri de kişiyi ve toplumu oluşturan fertleri,ibadetlere riayetleri ölçüsünde kötülüklerden alı koyma özelliğidir.İbadetlerin bu özellikleri,Kur’an-ı Kerim ayetleri ile sabittir.Yüce Allah Kur’an’da: “(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.”[6] buyurmak suretiyle ibadetlerin bu fonksiyonunu namaz örneği ile ifade etmektedir.

     Bunun yanında namaz ve oruca riayet edip de insanlarla olan ilişkilerinde dinin emrettiği çizginin dışına taşanlar,ahlaken zayıf davranan insanlar için de Hz.Peygamber bir hadislerinde: “Oruç tutan öyle insanlar vardır ki, kârları sadece açlık ve susuzluk çekmektir.”[7]  buyurmakta ve ibadetlerin eğer ki davranışlarda müsbet bir değişikliğe imkan vermiyorsa samimiyetten ve sevaptan da nasiplerinin az olduğunu ifade etmektedir.İhlas ile îfa edilen ibadetlerin mutlak olarak kişinin davranışları üzerinde müsbet bir etkisinin olması gerektiği,Kur’an ve sünnet ile de izah edilmiş olmaktadır.Zira Hz.Peygamber,kendisine kötü söz söylenen ya da kavga ortamına,dedikodu ortamına çekilmeye çalışılan bir kimsenin “ben oruçluyum”[8] demek suretiyle,bu haramlardan kendini uzaklaştırması gerektiğini; yine bir hadis-i şerifte: Her kim yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, o kimsenin yemesini içmesini bırakmasına Allah’ın hiçbir ihtiyaç yoktur.” Buyurulmak suretiyle,bir ibadeti ifa eden birisinin kötülüklerden  âri olması gerektiği,ibadeti o kişiyi ahlaken kemale erdirmemiş,ya da yalan-dolandan alıkoymamış ise o kişinin eline geçen ancak aç-susuz kalmaktır.Ve Hz.Peygamberin deyimi ile de Yüce Allah’ın ise o kişinin aç susuz kalmasına ihtiyacı yoktur.

      Namazla insan, açık çirkinlikten, edepsizlikten, kötülük ve ahlaksızlıktan, aklın ve dinin beğenmeyeceği uygunsuzluktan, kötü ve çirkin işlerden kurtulur ve uzaklaşır. Kurallarına uygun olarak namaza devam edildikçe namaz dışında da güzel davranışlar artar ve gelişir.[9]

     İbadetler,insanların ruhi arınma vasıtalarıdır.Kişi ibadetlerini ifa ederken ruhi bir arınmayı,başka bir deyişle âdeta rektefiye olmayı amaçlar.Bir diğer yandan da Yaratıcısını kendinden memnun bırakmayı,ona yaklaşmayı hedefler.Bu yakınlığı ve ruhi arınmayı temin etmeye çalışırken,yerine getirdiği ibadeti ile ahlakını ve kişiliğini de düzeltmeyi gaye edinir.Zira sadece ibadetin var oluşu ve güzel ahlaktan yoksunluğun,kişinin Yaratıcısına yaklaşmasına engel olacağını bilir.Bu nedenle ibadetlerden beklenen en önemli sonuçlardan birisi de doğal olarak ahlaki yansımalarıdır.Kişinin ahlakını müsbet yönde etkileyen ibadetlerin,kişi bazında sağladığı bu yararlar,doğal olarak toplumda da hissedilir. Ahlaki erdemi elde etmiş bireylerden oluşan bir toplum da tabii olarak ahlaken erdemli ve içerisinde yaşanabilir bir toplum haline gelir ki istenen ve arzulanan sonuç da bunun ta kendisidir.Ancak bunu elde etmenin yolunun da ifa edilen ibadetlerdeki ihlas ve samimiyetten geçtiği unutulmamalıdır.

3-İbadetler paylaşma,dayanışma ve yardımlaşmayı öğretirler:

     İbadetlerin kişi ve toplum bazında kazanımlarından bir tanesi de,toplumdaki kişiler arasında yardımlaşma,dayanışma ve paylaşma duygularını temin etmek suretiyle insanları bencillikten,cimrilikten ve bana necilikten uzaklaştırmasıdır.İnsanlar arasında paylaşım ve yardımlaşma arttıkça mutluluk ve esenlik de o oranda artar.

      Zekat, sadaka, kurban, karz-ı hasen ve vakfetme gibi ibadetler tam anlamıyla paylaşma, dayanışma ve yardımlaşmayı öğreten ve yaşatan ibadetlerdir.

     Hz. Peygamberin “Komşusu aç olduğu halde kendisi tok yatan bizden değildir.”[10] hadisi paylaşmanın ve yardımlaşmanın önemini bizlere bildirmektedir.

     Dinin pratiksel yaşantısı olan ibadetler de inananlara, Kur’an’da Yüce Allah’ın emri olan ve çokça tekrar edilen “namaz kılınız,zekat veriniz” emri ile yardımlaşmayı,paylaşımı emretmektedir. İnsanların bencillikten,stokçuluktan,mal biriktirip ihtiyaçlıların görmezden gelinmesinden zekat ve sadaka kültürü ve paylaşım içeren diğer ibadetler ile uzaklaşılması amaçlanır.

     Zekat ve sadaka müessesesi ile toplumdaki ihtiyaçlıların gözetilmesi,paylaşım duygularının en sıcak şekilde yaşanması;Kurban’ın taksiminde yine üçe taksim edilmesi yolu ile hem ihtiyaçlı ve güç yetiremeyenlerin gözetimi,ayrıca eş-dosta ve komşuya da ikramı hedeflenmiş,insanların diğergâm duyguları pekiştirilmek suretiyle,içine kapanık,açlardan habersiz,bencil,egoist duyguların hakim olduğu bir toplum oluşumunun önüne geçilmesi hedeflenmiştir.İnsanlar,paylaştıkça ve yardımlaştıkça mutlu olurlar ilkesinin  yaşatılması amaçlanmıştır.

     Aynı şekilde cuma, bayram ve cenaze namazları topluca kılınmaları zorunlu ibadetler olması sebebiyle insanların birlikte yaşama ve dayanışma bilincini geliştirir.

     Oruç ibadeti ile ilgili yapılan bir araştırmada orucun, insanlarla ilişkileri kolaylaştırdığı; sosyal itibar kazandırdığı, yardımlaşmayı, kendine güveni ve hoşgörüyü artırdığı, ekonomik rahatlama getirdiği gibi duygu ve düşüncelerin yüksek olduğu anlaşılmaktadır.[11]

 

     İbadetlerin,bu üç ana başlık altında topladığımız toplumsal faydalarının izahından sonra,namaz,oruç,hac ve zekat ibadetlerinin her birini,fert psikolojisine ve topluma sağladıkları kazanımlar yönüyle de tek tek ele almak faydalı olacaktır.İnşallah devamı gelecek...dualarla



[1] Hüseyin Peker, Din Psikolojisi, Sönmez Matbaası, Samsun, 1996, s. 67.

[2] Habil Şentürk,İslami Hayatın Psikolojik Temelleri (Genişletilmiş 2.Baskı),Tuğra Ofset,Isparta 

  2008,s.47.;Osman Pazarlı, Din Psikolojisi, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1968, s.169.

[3] Habil Şentürk,İbadet Psikolojisi (2.Baskı),İz Yayıncılık,İstanbul 2008,s.32.

[4] Şentürk,İbadet Psikolojisi,s.32

[5] Hüseyin Certel, İslami İbadetlerin Psiko-Sosyal İşlevleri, Ekev Akademi Dergisi,

   C.1, Sayı: 3, Erzurum, 1998, s. 149–156

[6]  Ankebut, 29/45.

[7] İbn Mace, “Sıyam”, 21.

[8] Buhari, “Savm”, 2, 9.

[9] Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili,Akçağ Yay.,İstanbul 1996, C. V, s. 3780.

[10] Müslim, “İman”, 74.

[11] Veysel Uysal, Kentsel Hayatta Dindarlık ve Oruç İbadetinin Bireysel Toplumsal

     Yansımaları, Mar. Ünv. İlahiyat Fak. Dergisi, 32, İstanbul, 2007, s.19–44.

Bu yazı toplam 5467 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..

ÖNEMLİ WEBSİTELER
İSLAMİ WEBSİTELER:


ÇOK OKUNANLAR

Kur'an Kerim dinlemek için seçiniz:
GÜNCEL NAMAZ
ANKET
İSLAM ÜMMETİNDEN GÜNCEL HABERLERİ EN ÇOK NASIL ALIYORSUNUZ?
TELEVİZYON KANALLARINDAN
GAZETE HABERLERİNDEN
İNTERNET WEB SAYFALARINDAN
PARA PİYASALARI